TEMEL AFET BİLİNCİ VE TOPLUM AFET GÖNÜLLÜLERİ TOPLANTISI

Temel Afet Bilinci ve Toplum Afet Gönüllüsü Eğitimleri Tanıtım Toplantısı 10/05/2011 Salı günü saat 15:30'da Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü Salonunda yapıldı. Projeyi tanıtmak, söz konusu eğitimlerin önemini vurgulamak amacıyla yapılan tanıtımı İzmir Vali Yardımcısı Mustafa Aydın sundu. Sunumunda; 'Çalıştığınız özel veya resmi kurumda, oturduğunuz mahallerde, köylerde vatandaşlarımızın Temel Afet Bilinci almaları ve Toplum Afet Gönüllüsü olarak örgütlenmesi konusunda sizlerin aracı alması, yardımcı olması, önder olması ve bu çalışmalar içerisinde yer almanızı yapılan çalışmayı katkı koymanızı anlatmak için Karaburun'da' olduklarını söyledi.

Toplantıya Karaburun Kaymakamı Fatih Aksoy, Karaburun Belediye Başkanı Hamza Serdar Yasa, Mordoğan Belediye Başkanı Ahmet Çakır, İlçe Emniyet Müdürü Aykut Çetinkaya, İlçe Jandarma Komutanı Birkan Bağcı, resmi kamu kurum ve kuruluşlarının başkan, müdür ve amirleri, köy ve mahalle muhtarları, din görevlileri, okul müdürleri, Sivil Savunma kolu öğretmenleri katıldı.

Sunum, 17 Ağustos 1999 yılında yaşanan depremle ilgili sinevizyon gösterisiyle başladı. 1999 Marmara depreminden ders çıkarılması gerektiği vurgulandı. Vali Yardımcısı Mustafa Aydın, Ülkemiz açısından büyük bir olay ve pek çok konuda dönüm noktası olduğunu söyledi. Depremde 18 bin 243 vatandaşımızın hayatını kaybettiğini, 96 bin konut, 16 bin işyerinin ya yıkıldığını ya da ağır hasar gördüğünü, ülkemiz açısından Devlet Planlama Teşkilatının verilerine göre 15-19 milyar dolar arasında ülke ekonomisine zarara yol açtığını söyledi. O dönemin en büyük sebeplerinden birisinin bina yapı stokunun ve alt yapı tesislerinin yeterli olmaması, depremsellik açısından güçlü olmaması, o esnada vatandaşlarımızın ne yapacağı konusunda organizasyonun yokluğu, yapısal olmayan hasarlar konusunda oturulan evlerde, çalışılan yerlerde ne yapılacağının bilinmemesinden kaynaklandığını, organizasyon eksikliğinden bu olayda can ve mal kaybına arttırdığını söyledi.

2005 yılında da İzmir ilinde meydana gelen deprem konusunu değinen Vali Yardımcısı Mustafa Aydın, Urla ve Seferihisar merkezli 17-21 Ekim 2005 tarihinde önce 5.7 sonra 5.9 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremde can kaybı olmamasına rağmen basında tepkinin çok büyük yansıması olduğunu değindi. Vatandaşlarımızın ne yapacağını bilmeden, araçlarını binenlerin Çeşme'ye doğru yola çıktıklarını, otobanın araç trafiğine kilitlendiğini ifade etti.

11 Mart 2011'de Japonya'da yaşanan 8.9 büyüklüğündeki depremin binalara hasar vermediğini, insanların soğukkanlı ve bilinçli davranışlarıyla dikkat çektiği, tarihin 5'nci büyük depreminin yansımalarına dair kısa gösterimle de vurgulanırken, bilgi sahibi olmanın duyarlı olmayı, dayanışmayı, bencil olmamayı, ağırbaşlı olmayı, düzen ve disiplin içinde yaşayıp hareket etmeyi sağladığını, halk yönetimin bir parçası olduğunu, bizde de böyle olması gerektiğini, bunun çabası ve arayışı içerisinde olduklarını ifade etti.

Ülkemizde son 10 yıldır yavaş yavaş, toplumumuzun deprem konusunda bilinçlenmeye doğru gittiğini vurguladı. İzmir'de temel afet bilincine yönelik çalışmaların Üniversite görevlisi jeoloji-jeofizik mühendisi, İnşaat Odası mensubu İnşaat Mühendisi ile Sivil Savunma Uzmanından oluşan üç kişilik ekip ile verildiğini, uygulamanın sadece İzmir İli'nde olduğunu, Toplum Afet Gönüllüsü'nün afet bilincine sahip, kendi, yakın çevresi ve toplum için bir şeyler yapan, neyi, niçin, nasıl yaptığını bilen, her şeyi devletten beklemeyen kişi olduğu vurgulandı. Yetkililerin olay yerine gelene kadar gerekli organizasyon ve malzemeyi toplama süresi boyunca afetzedelerin kendi kendilerine kaldığını, bunun için temel afet bilincinin oluşturulması gerektiğini, olaya ilk müdahale edecek olan afetzedeler olarak gerek ilkyardım konusunda gerekse olay paniğinin atlatılmasında nasıl davranılması gerektiğinin öğrenilmesi ve bilinçlenmenin can kurtarmada etkili olacağını vurguladı.

Mahalle muhtarlarının toplum afet gönülleri oluşturma açısından büyük bir görev düştüğünü, Vali Yardımcısı Mustafa Aydın, mahallede birbirini tanıyan veya tanıma şansı olan en az 50-60 kişilik gruplar tespit edilebileceğini bu gruplarında da gönüllü olmasının gerektiğini söyledi.

Bir olay karşısında ya olayın parçası ya da çözümün yanında olunmasının gerektiğini, başka bir yolun bulunmadığını, planlı hareket edilirse bir şeyler yapma şansının olduğunu vurguladı.

'Geçmişini hatırlamayanların yazgısında, geçmişi yeniden yaşamak vardır.' George Santayana'nın sözünü hatırlatan Vali Yardımcısı Mustafa Aydın, eğer bizler 1999 olaylarını unutursak, meydana gelen olumsuz tabloyu unutursak, yarın böyle bir olayla karşılaşmamız mukadderattır. Ondan sonra biz ona kader deyip elimiz kolumuz bağlı kalacak, bu olayların emir ile rica ile yapılacak işler olmadığını, konunun gönüllülük esasına dayandığını vurguladı.