Mani
mani mal olsun,
İçi
dolu bal olsun,
Maltafara*
gelenin
Hepsi
güzel olsun.
(*
Maltafar, mani söyleme oyununda kullanılan çömlek)
Karaburun,
Karaburun,
İki
bakkal bir fırın.
Arpa
ekmeği yiye yiye,
Ne
ağız kaldı, ne burun.
Şu
dağları delik delik delseler,
Düşmanları
bölük bölük bölseler,
Benim
sevdiğimi bana verseler,
Yalan
dünya benim olur sanırım.
Kuyu
içinde yılan,
Gözlerim
sana divan,
Ben
bugün yari gördüm,
Ne
din kaldı, ne iman.
Evimizin
önü yoldur yolaktır,
Üstümüzde
dönen çark-ı felektir,
Biri
dudu kuşu biri melektir,
Hangisinden
ayırayım deli gönlümü.
Bahçe
kapısını açtım,
Ben
açtım da sen kaçtın.
Sevda
nedir bilmez idim,
İki
gözümü sen açtın.
İyim
iyim şu iğdenin dallari,
Boynun
bükmüş Mevlasına yalvarır.
Gurbet
ilde nazlı yarin halleri,
Acep
uçan kuşlara mı soralım?
Acep
geçen yolcuya mı soralım?
Durnamın
kanadı bir tutam telden,
Çekerim
hasreti ne gelir elden,
Garip
bülbül gibi ayrıldım yarden,
Yarden
ayrılalı deli gezerim.
Aşağı
yoldan çıkmış bir kater turna,
Mısır'
dan mı geldin ağzında hurma,
Beni
sevmiyorsan bu yerde durma,
Varayım
gideyim kim kimin olsun,
Benim
sevdiceğim ellerin olsun.
Merdivenden
inerken bir altın buldum,
Ağlama
sevgilim ben senin oldum,
Eller
saracak deli mi oldum?
İmana
gel nazlı yarim imana,
Ben
bilirim sana soracak zamanı.
Evimizin
önü bakkal dükkanı,
Altın
kalem ince atar rakamı,
Sevda
çok küçükken tuttu yakamı,
Tuttu
sevdalarım ayrılamadım,
Kadrim
kıymetim bildiremedim.
Gel
seninle bir bahçecik tutalım,
Gülünü
kokup meyvesini satalım,
Gel
seninle bir gececik yatalım,
Bir
gece yatmanın adı mı olur?
Beş
on şeftalinin tadı mı olur?
Her
salı her salı ezan okunur,
Ezanın
sedası cana dokunur,
Yari
güzel olan teller sokunur,
Yari
çirkin olan ölüp kudurur.
Asmaya
asmaya,
Bir
salkım üzüm için minnet etmem asmaya.
Ben
yarimden ayrılmam,
Götürseler
asmaya.
Alim
Alim gül Alim
Gül
dibine gel Alim,
Gül
dibine gelmezsen,
Nic'olur
benim halim.
Alim
orak biçiyor,
Suyu
nerden içiyor?
İlkintinin
(-ikindi) güneşi,
Mor
fesinden geçiyor.